Sonsuzluk Çemberi

Infinity Chamber (Sonsuzluk Çemberi) ya da ilk adıyla Somnia, baş karakterimiz Frank‘in Bir kafede sırtından vurulduktan sonra ufak bir hücrede uyanmasıyla başlıyor. Neler olduğunu anlamaya çalışırken birisi kamera ve intercom sistemi aracılığıyla kendisiyle konuşmaya başlıyor. Daha sonra AI(Yapay zeka) olduğunu anladığı bu kişiyle konuşarak onu bırakması için ikna etmeye çalışması ve hapishaneden kaçmaya çalışması üzerine kurulu bu bilimkurgu filminin senaryosu aslında çok farklı noktalara çekilebilecek cinsten. Bana senaristlerin bilerek sonucu izleyiciye bıraktığını düşündürse de dikkatli izleyenler için bazı ufak ayrıntılardan ipuçları yakalamak mümkün. Ben de merak edip insanların görüşlerini okudum ve gördüm ki herkes bazı noktalarda aynı olsada değişik teoriler üretmiş. Ben de kendi teorilerimi burada yazmak istiyorum, fakat bundan sonrası SPOILER olacağı için filmi izlemediyseniz devam etmenizi önermem. Filmi izlemenizi ise kesinlikle tavsiye ederim. Hele bir de George Orwell’in 1984‘ünü okuyup sevdiyseniz, filmdeki benzerliği anlatmaya çalışacağım. Filmin trailer’ını aşağıda bulabilirsiniz.

Genel olarak bir teori üretmek yerine farklı noktalara farklı bakış açıları getirerek çok yönlü bir çıkarımlar yapacağım.

Bir olasılık Frank gerçekten isyan birliğinden ve ISN tarafından kaçırıldı. Hapishanenin gerçekten varolma ihtimali her ne kadar olası olsada bence bu çok küçük bir ihtimal ben her şeyin zihin manipülasyonu olduğunu düşünüyorum. Nasıl hücrede gördüğü gerçekçi olaylar sadece birer hayalse, hücrenin kendisinin de tamamen hayal olduğunu düşünüyorum. Frank gerçekten sistemi çökertmek için bir virüs yarattı ve bunu sakladı. ISN‘de bu virüsün peşinde. Belki de virüsü çoktan aktifleştirdi yoksa nereden bilecekler ki? Belki de virüs kendisi, yani zihni! Sürekli aynı görüntüleri gösterip bir şekilde bilgi almaya çalışıyorlar. Dikkat ederseniz usb’nin saklı olduğu resme her bakışında Gabby bir şekilde onun dikkatini dağıttı. Bu da Gabby‘nin onun zihninde yarattığı bir güvenlik duvarı olduğu düşüncesini uyandırıyor bende. Çünkü başka bir hayalinde yan hücredeki Fletcher May ile görüşmesinde onu zihnini nasıl yönlendirmesi gerektiğine dair uyarmıştı. Bu arada Fletcher May‘in aslında Frank olduğunu düşünüyorum. Yani adı Frank değil, ilk başta makinaya yalan söylüyor ve zihninde ona adını tahmin ederek öğrenmeye çalıştıklarında hep aynı oyunu oynayarak Frank olduğuna inandırıyor. Frank‘ın sistemi ne kadar iyi bildiğini zaten filmin başında makinaya sorduğu sorulardan biliyoruz. Bu arada önce insan sandığı daha sonra ise yapay zeka çıkan LSO(Yaşam Destek Operatörü) sevgili Howard‘ın alsında bir insan olabileceğini düşünüyorum. Çünkü filmin en başında dikkat edersek olaya hücre içerisinden değilde bir operatör odasından baktığımızda normal bir insan sesi duyuyoruz ama içeri geçtiği an ses mekanikleşiyor. Tabi bu da Frank’ın zihninde oluyor olabilir. Değinmek istediğim başka bir konu ise kaçtıktan sonra hücrede Gabby‘i oturmuş bir şekilde görüyoruz. Bununla alakalı da iki görüşüm var. Birincisi Gabby‘i aslında var olan ve gerçekten o kafede görüp sevdiği bir insan ve onun müttefiki ama ISN tarafından kaçırılmış birisi ve daha önce bahsettiğim kendine güvenlik duvarı olarak onu seçmiş olmasıda  bu yüzden. Kaçarken de arkasında Gabby‘i göstermesi bu yüzden ama bu düşük olan olsalık. Daha yüksek olan olasılıksa Gabby aslında Howard yani sevgili yapay zekamız. Bu Gabby‘i kendine güvenlik duvarı olarak seçtiğim görüşe ters düşüyor ama oldukça mantıklı bir çizgiye oturuyor çünkü dikkat edersek Gabby hep onun ismini tahmin etmeye çalışıyor yani kimliğini öğrenmeye çalışıyor ve bunu yaparken onu sevmesini sağlıyor. Frank Gabby‘e güveniyor ve daha da önemlisi Gabby‘i seviyor. Bu teoriye göre kaçarken arkasında Gabby görme sebebimizde Howard‘ı arkada bırakması oluyor. Bi noktada Howard‘a soru sorduğunda Howard ve Gabby‘nin sesini aynı anda duyuyoruz ki buda bu savımı güçlendiriyor. Peki en sonunda neden usb belleği çıkarttı? Mutlu sonla mı bitti? Bence Frank aynen 1984‘deki dostumuz Winston gibi pes etti. Neden? Çünkü filmin adındanda anlayabileceğimiz gibi sonsuz bir döngüye hapsolduğunu anladı. Babasınınyaşam destek ünitesine nasıl kendi rızası olamdan bağlı olduğuna değinmişti. Onun fişini çekmeyi istemişti, Fletcher May hayalindede gücün kesilmesi gerektiğini söylemişti. Belki de virüs buydu, gücü kesecek bir şey. Ben pes edip onlara istediklerini verdiğini düşünüyorum. Neden? Acılı sonsuz bir yaşamda sıkışmaktansa belki de mutlu bir rüyada sıkışmak istemiştir. Peki sıkıştığı ne malum belki o sahne gerçekti? Sahnede çok fazla ipucu vardı. Mesela USB belleği çıkartırken yukarıdaki fan aynı hücredeki onun bilincine giren alete benziyordu. Ayrıca kadın onu tanımadı. Önceki rüyalarda tanıyordu. O an apronda kimin adı varsa onu takıyorum üzerime, Gabby artık burada çalışmıyor dedi. Burada Gabby’nin aslında Howard olduğu ihtmiali biraz güçleniyor sanki. Yani saklı virüsü bularak görevini yerine getirdi böylelikle onun görevi bitti yerini başkası aldı. En son gösterilen kamera büyük ihtimal normal bir güvenlik kamerası ama Howard‘ı temsil ediyorsa eğer Frank‘e doğru bakmıyordu, dışarıya doğru bakıyordu yani görevini tamamladı artık izlemesine gerek kalmadı. Belki de hapishaneden kaçarken Howard‘ın fişini çekmeside yine bu yönde bir işaretti.

Başka bir olasılıksa Frank‘in aslında en başından beri bir yaşam destek ünitesine bağlı olup hayatta tutulmasıdır. Fakat o sadece ölmek istiyor. Hapishaneden kaçma çabası bunu ifade ediyor. Fletcher May yan odada kalan ve onun konumundaki bir hasta. Howard sadece bir yaşam destek ünitesi. Geri kalan kafe hatıralarıysa kendi yarattığı bir hikaye.

Aslında yorum yapabileceğim çok yer var ama yazının kontrolden çıkmaya başladığını düşündüğüm için burada son veriyorum. Yukarıdaki teorilerin bir biriyle çeliştiğini biliyorum fakat dediğim gibi tek bir senaryo teorisi üzerinden gitmektense her kısmı ayrı ayrı değerlendirmek istedim. Sonuçta yönetmenler açıklamadığı sürece ortada bir gerçek yok ve tamamen bizim olayı nasıl yorumlayacağımıza kalmış. Eğer sizinde değişik teorileriniz varsa duymak isterim!

Filme vereceğim puan: 7 / 10


Eğer içeriği beğendiyseniz paylaşabilirsiniz!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.